17. Yüzyılın büyük Divan Şairi Nef’i’nin “Siham-ı kaza” isimli eseri, aslında Divan Edebiyatının hayatın ne kadar içinde olduğunu gösterir. Bugün dahi insanların eleştiriye karşı müsamahalı olmadığını düşünecek olursak, 17. yüzyılda şairin sosyal hayata ve devlet yöneticilerine karşı ciddi eleştiriler getirdiğini görürüz.
Aslen Erzurumlu olan ama hayatı hakkında çok da geniş bilgilere sahip olamadığımız Nef’i’nin Sultan 1. Ahmet, 2. Osman ve 4. Murat döneminin çok ünlü bir şairi olduğu anlaşılıyor. Böyle şöhretli bir şairin, bu kadar padişahın övgüsüne mazhar olmuş bir ismin birden bire gözden düşmesi ve öldürülmesi de Nef’i’yi ve yazdıklarını önemli kılıyor.
Türk Sanat Müziği sevenler onu:
Tûtî-i mu'cize-gûyem ne desem lâf değil
Çarh ile söyleşemem âyînesi sâf değil
Bu beyitle başlayan şiirinin şarkı biçimindeki terennümü ile hatırlayabilirler. Öğrenim hayatınızda ise, özellikle lise yıllarınızda Edebiyat kitaplarınızda onun Şeyhü’l-İslam Yahya ile çekişmesini gösteren dörtlükleriyle hatırlayacaksınız.
Nef’î, Şeyhülislâm Yahyâ’nın kendisi için söylediği kıt’asına çok zarif bir cevap vermiştir. Çok tanınmış olan bu manzum latîfe şöyledir:
Şimdi hayl-i suhenverân içre
Nef’î mânendi var mı bu şâ’ir
Sözleri seb’a-i mu’allakadur
İmri’ü’l-kays kendidür kâfir
Ş.Yahya
Bana kâfir demiş Müftî Efendi
Tutalım ben diyem ana müselmân
Varıldıkta yarın rûz-ı cezâya
İkimiz de çıkarız anda yalan
Nef'î
Aslında Siham-ı Kaza (Kaza Okları) bir hiciv mecmuasıdır. O devirde hezel dedikleri alaycı bir şiir türü moda olmuştur. Bu tür şiirlerde alaycılığın yanı sıra, taşkınca ifadeler, hatta küfürler bile yer almaya başlamış, şiddetli bir eleştiri ortamı doğmuştur. Siham-ı Kaza böyle bir yansımadır. Nef’i, üç padişahın ve birçok vezirin övgüsünü aldığı, onlardan himaye ve yardım gördüğü halde, mizacı gereği hicivden uzak duramamıştır. Hiciv yazdığı için zaman zaman nedamet bildirmesine rağmen bu “kaza okları”ndan herkes nasibini almıştır. Hatta Sultan 4. Murat bile…
İşte burada bir entrika devreye giriyor. Nef’i’nin Bayram Paşa için yazdığı ağır bir hicviyenin ölümüne neden olduğu söylense de hem Siham-ı Kaza isimli mecmuada bu şiir yoktur hem de Sultan 4. Murat’ın himayesindeki bir şaire dokunmak neredeyse imkansızdır. Entrika büyük ihtimalle şöyle gelişiyor: Şairin hicivlerinden canı yanan Bayram Paşa ve Gürcü Mehmet Paşa gibi önemli şahsiyetler, Nef’i’yi sultanın gözünden düşürmek için devrin şairlerinden birine Nef’inin üslubuna yakın bir üslupla Sultan için de hicviyeler yazdırmışlardır. Böylece arkasındaki en büyük desteği kaybeden şairin kaderi de belli olmuştur.
Gökten nazire indi Siham-ı Kazasına
Nef'i diliyle uğradı Hakkın belasına
Şair İbrahim Vehbi’nin ifade ettiği bu dörtlükte Sultanın Nef’i’yi hiciv yazmaktan men ettiğine işaret vardır. Ayrıca Sultan 4. Murat, siham-ı kaza adı verilen bu dergilerden birini okurken yanına yıldırım düşmüştür ve sultan bu olayı uğursuzluk saymıştır. Böyle rivayet edilir.
Padişahın desteğini kaybeden şairin ölümü de ilginçtir. Gerçi devrin birçok ileri geleni “katli vaciptir” demişler. Kaf-zade Faizi’nin söylediği tahmin edilen Farsça bir beyit çok meşhur: “Adı Nef’i olan o hiciv söyleyici şairin katli, dört mezhepte de, engerek yılanını öldürmek kadar gereklidir.” Lakin, Sultan 4. Murat’ın kılıcı ile öldürüldüğünü ifade eden İsmail Beliğ, verdiği bu bilgi ile Nef’i ile sultanın arasının çok açıldığına dair işareti de kuvvetlendiriyor. Katip Çelebi de bu bilgiyi tekrarlıyor ama Sultan, neden şairin ölümünü istesin sorusunun cevabını Fuat Köprülü veriyor ve eski bir mecmuada Nef’i’nin sultanı hicveden ağır bir şiirine rastladığını söylüyor. Lakin, sıham-ı kazada yer almayan bu şiiri acaba gerçekten Nef’i mi yazmıştı, yoksa onun üslubuna yakın olarak birileri mi yazdırmıştı? Bence ikinci seçenek ağır basıyor. Çünkü, Bayram Paşa’nın böyle bir şiiri yazdırıp padişahın huzuruna çıkıp şairin katli için izin alması kuvvetli bir ihtimaldir. Rivayete göre, şairi öldürme görevini Bayram Paşa almış ve adamlarından Boynu Eğri Mehmet Ağa da şairi sarayın odunluğunda boğdurarak cesedini denize attırmıştır. Görüldüğü gibi şairin ölümü de muammalıdır. Padişahın öldürdüğünü söyleyen kaynaklar var, boğdurulduğunu söyleyen rivayetler var. Ama bir gerçek var ki o da şudur: Kaza okları, günün birinde Nef’i’ye de değmiştir. Ama o babasını bile hicveden bir adamdı.
Onun ölmeden önce şu dörtlüğü söylediği rivayet ediliyor:
Ey dil hele âlemde bir âdem yoğ imiş
Var ise de ehl-i dile mahrem yoğ imiş
Gam çekme hakikatte eger arif isen
Farz eyle ki elân yine âlem yoğ imiş
O da Ömer Hayam gibi söylemiş:
Hayyam, sarhoş isen keyfine bak!
Gül yüzlü biriyle hoş isen keyfine bak
Madem ki cihanın sonu yokluktur
Farz et ki yoksun gene sen keyfine bak
Coğrafya ders anlatımı, cografya ödevi, cografya konuları, dağlar, ovalar, göller, akarsular, iklim, türkiyenin bölgeleri, dünyamız, cografya sınavları, cografya dersi, cografya yazılı soruları
Nef'i etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nef'i etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Mayıs 2010 Pazartesi
Siham-ı Kaza (Kaza Okları)
Etiketler:
4. Murat,
Bayram Paşa,
Gürcü Mehmet Paşa,
hezel,
İbrahim Vehbi,
İsmail Beliğ,
Kafzade Faizi,
Katip Çelebi,
Nef'i,
Siham-ı Kaza (Kaza Okları),
Şeyhü'l-İslam Yahya
29 Nisan 2010 Perşembe
DİVAN EDEBİYATININ ŞAİR VE YAZARLARI
HOCA DEHHANİ
ü Divan edebiyatının kurucusu kabul edilir.
ü Yirmi bin beyitlik “Selçuk Şehnamesi”adlı kitabı vardır.
ü Vatan hasreti ile ilgili şiirleri vardır.
MEVLANA
ü Mevlevi tarikatının kurucusudur.
ü Mesnevi adlı yüz bin beyitlik eseri vardır
ü Divan-ı Kebir, Mektubat adlı eserleri de vardır.
ü 13.yy. tasavvuf şairidir.
ü Bütün eserlerini Farsça yazmıştır.
NECATİ BEY
ü Divanı vardır.
ü Millileşme akımını savunmuştur.
ü Eserlerinde sade bir dil kullanmıştır.
ü Divan şiirine bir yerlilik, bir ulusallık kazandırmaya çalışmıştır.
AHMEDİ
ü 14. yy. da tanınmış bir şairdir.
ü İran edebiyatının bütün özelliklerini edebiyatımıza katmaya çalışmıştır.
ü Din dışı konularda şiirler yazmıştır.
ü “Cemşit u Hurşit, İskendername Divan’ı”adlı eserleri vardır.
ŞEYHİ
ü 15. yyda yaşamıştır.
ü Tasavvufi şiirleri ağırlıktadır.
ü Çağının dil inceliklerini eserlerinde yansıtmıştır.
ü Devrinin bozukluklarını bir eşekten yola çıkarak şikâyet ettiği “HARNAME”adlı kitabı meşhurdur. Bu kitap birçok yönüyle fabl özelliği taşımaktadır.
ü Harname, Hüsrev ü Şirin ve Divan adlı kitapları vardır.
ALİ ŞİR NEVAİ
ü Çağatay Türk edebiyatını en önemli temsilcisi sayılır
ü “Muhakemet’ül Lugateyn”adlı kitabıyla Türkçe-Farsçayı karşılaştırmış ve Türkçenin Farsçadan üstün olduğunu söylemiştir.
ü “Hamse” (beş mesnevi) sahibidir.
ü İlk bibliyografya kitabımız (şairlerin hayatını almış) olan “Mecalisü’ün Nefais”adlı kitabı vardır.
ü Türkçenin musiki ve vezin kalıplarını içeren Mizanül Evzan adlı kitabı vardır.
ü Devlet adamlığı yapmıştır.
FUZULİ
ü Duygu, düşünüş ve edebiyat açısından Türk edebiyatının en büyük şairi sayılır.
ü Lirik şiirleri oldukça meşhurdur.
ü Platonik bir aşk anlayışı vardır.
ü Azeri Türkçesini kullanmıştır.
ü Uçsuz bir hayal dünyasına, derin bir bilgiye sahiptir.
ü Kerbela da türbedarlık yaptığı söylenir.
ü Ona göre şair bilgisiz olamaz, ilham olmadan şiir yazılmaz. Şiir bir Allah lütfüdür.
ü “Şikâyetname” adlı eseri devrin bozukluklarını anlatan “hiciv”dalında ilk mektuptur.
ü Türkçe Divanı, Farsça Divanı, Arapça Divanı, Hadikat’üs Süeda, Beng ü Bade, Leyla ü Mecnun Mesnevisi, Hadisi Erbain, Şikâyetname adlı kitapları vardır.
ü
SİNAN PAŞA
ü 15.yüzyılın nesir yazarıdır.
ü Dili oldukça süslüdür.
ü “Tazarru -name”adlı eseri oldukça meşhurdur. Seciler ve söz sanatlarıyla doludur.
BAKİ
ü Şairlerin sultanı lakabıyla anılır(sultan’uş şuara)
ü Kanuni’nin iltifatına çokça mazhar olmuştur.
ü Genellikle din dışı konularda şiir yazmıştır.
ü Ahenk ve kulak için kafiyeye çok düşkündür.
ü 16.yyda yaşamış en büyük şairdir.
ü Divan’ı ve Kanuni Mersiyesi meşhurdur.
ü
NEFİ
ü Kasidenin Türk edebiyatındaki tartışmasız lideridir.
ü Övdüğünü göğe çıkarır, yerdiğini yerin dibine geçirir. Sınırlaması yoktur.
ü Dili oldukça süslüdür.
ü Öldürüldüğü söylenir şiirleri yüzünden.
ü “Sihamı- Kaza adlı eseri vardır.
KÂTİP ÇELEBİ
ü “Cihan-numa, Keşf’uz Zunün, Mizan’ül- Hak”adlı eserleri vardır.
ü Didaktik eserler yazmıştır.
BAĞDATLI RUHİ
ü Toplumcu bir özelliğe sahiptir.
ü Döneminin aksaklıklarını terki-i bentleriyle eleştirmiştir.
ü Tarikata girmesine rağmen din dışı şiirleri vardır.
NABİ
ü Asıl adı Yusuf’tur.
ü 17. yy da yetişmiştir.
ü Didaktik – hikemi şiirin edebiyatımızdaki en iyi temsilcisi sayılır.
ü Akıcı ve düzgün bir dili vardır.
ü Oğlu için yazdığı “Hayriye”adlı kitabı meşhurdur.
ü Farsça ve Türkçe Divanı, Hayrabat, Sürname adlı kitapları vardır
EVLİYA ÇELEBİ
ü Edebiyatımızın seyahat yazarlarının piridir.
ü “Seyahat-name” adlı eseri vardır.
NEDİM
ü Lale Devri (18. yy) nin eğlencelerini eserlerinde en iyi yansıtan şairdir.
ü Şiirde mahallileşme akımını başlatan ve yerleştiren şairdir.
ü Tasavvufun etkisinde kalmayan tek şairdir.
ü İstanbul Türkçesi ile yazmıştır.
ü Halk dilini, inanışlarını şiirlerinde işlemiştir.
ü Divan edebiyatının klasik söylemlerine(mazmun) yenilerini katmıştır.
ü “Şarkı” nazım şeklini en ustaca kullanan şair olmuştur.
ü Hece vezniyle şiirleri de vardır.
ŞEYH GALİP
ü Divan edebiyatının son büyük şairidir.
ü Yenileşme hareketlerine uygun şiirler yazmıştır, halk söylemlerini eserlerinde kullanmıştır.
ü Hece ölçüsüyle şiirler yazmıştır.
ü Genel olarak dili süslü ve ağırdır.
ü “Hüsn ü Aşk” adlı mesnevisi meşhurdur.
Etiketler:
Bağdatlı Ruhi,
Baki,
Divan Edebiyatının Şair ve Yazarları,
Evliya Çelebi,
Fuzuli,
Katip Çelebi,
Nabi,
Nedim,
Nef'i,
Sinan Paşa,
Şeyh Galip
24 Nisan 2010 Cumartesi
DİVAN EDEBİYATININ ÖNEMLİ ŞAİR VE YAZARLARI
HOCA DEHHANİ: 13. yüzyılda yaşamıştır. Din dışı konularda şiir yazan ilk divan şairidir. Divanı vardır.
MEVLANA : XIII.yüzyılda yaşamıştır. Birkaç Türkçe beyit dışında, tüm şiirlerini Farsça ile yazan ünlü tasavvuf şairidir. Oğlu Sultan Veled de tasavvufi konuları işleyen bir şair olarak bilinir. Mesnevi, Divan-ı Kebir, Mektubat, tanınmış eserleridir.
ALİ ŞİR NEVÂİ: Çağatay lehçesinin en güzel örneklerini veren şair 15. yüzyılda yaşamıştır. Muhakemetü’l-Lugateyn adlı eserinde Türkçe’nin Farsça’dan daha üstün bir dil olduğunu savunmuştur. Hamsesi vardır. Anadolu dışında Türkçe şiir yazan ilk şairdir.
ŞEYHİ:15. yüzyılda yaşamıştır. “Harnâme” adlı eseri edebiyatımızda ilk fabl türü eser olarak bilinmektedir. Mesnevi alanında başarılı olmuştur.
SÜLEYMAN ÇELEBİ: 15. yüzyılda yaşamıştır. Hz. Muhammed için yazdığı Vesilet-ün-Necat (mevlit) adlı mesnevisiyle tanınmış bir şairdir. (İslam edebiyatında Hz. Muhammed’in hayatını anlatan eserlere SİYER denir).
FUZÛLİ: 16. yüzyılın en güçlü şairlerindendir. Arapça, Farsça, Türkçe divanı olan tek şairdir. Eserlerini Azeri lehçesiyle yazmıştır. Divan edebiyatının en lirik şairi olarak kabul edilmektedir. Ona göre yaşamın anlamı acı çekmekle özdeştir. Platonik bir aşk arayışı vardır. Din dışı konularda yazmakla birlikte tasavvuftan da etkilendiği bilinmektedir. Kendisine bağlanan maaşı almasında güçlük çıkaran memurları şikayet etmek için yazdığı “Şikayetnâme” adlı mektubu edebiyatımızdaki en ünlü yergilerden biridir.
Divanlarından başka bir naat olan “Su kasidesi", Leyla vü Mecnun mesnevisi, Peygamber ailesini anlattığı Hadikat-üs-Süeda’sı Şah İsmail ile II:Bayezid’i karşılaştırdığı Beng ü Bâde’si ve tıp bilgisini sergilediği Sıhhat ve Maraz’ı en tanınmış eserleridir.
BÂKİ: 16. yüzyıl şairlerindendir. Döneminde “şairler sultanı” olarak tanınmış ve saratın bütün olanaklarından yararlanmıştır. İyi bir medrese eğitimi gördüğü bilinmektedir.
Dünya nimetlerinin hepsinden yararlanma anlayışındadır. Kanuni’nin ölümü üzerine yazdığı mersiyesi çok tanınmıştır. Divanı vardır.
NÂBİ: 17. yüzyıl şairlerindendir. Divan edebiyatında didaktik şiirler yazmasıyla bir yenilik olarak kabul edilmektedir. Din, töreler ve sosyal yaşamla ilgili öğütler verir.
Nâbi’nin Divan’ından başka Hayriye, Hayrâbâd adlı iki didaktik eseri, gezi notlarını içine alan Tuhfet-ül Harameyn’i ve Münşeat adlı eserleri vardır.
NEFİ: 17. yüzyıl şairlerindendir. Edebiyatımızdaki en ünlü kaside şairi olarak bilinir. Övgülerindeki ve yergilerindeki aşırılıklarıyla ünlüdür. Yazdığı hicviyelerindeki aşırılık boğdurulmasına neden olmuştur. Hayal gücü çok zengin olan Nefi’nin somut benzetmelerden yararlanması da belirgin bir özelliğidir. Türkçe ve Farsça divanı olan Nefi’nin ayrıca hicviyelerini topladığı Siham-ı Kaza adlı bir eseri de vardır.
NEDİM: 18.yüzyıl şairlerinden olan Nedim, Lale Devri’nin şairi olarak bilinir. Eserlerinde aşk, içki, zevk ve sefayı işler. “Mahallileşme akımı”nın önderi olan şairin Halk edebiyatından da etkilendiği bilinmektedir. Şiirlerinde halkın ağzından alınma deyimler olduğu gibi, halkın konuşma diline de oldukça yaklaşmıştır. Samimi ve içten bir söyleyişi olan Nedim, şarkılarıyla tanınmıştır. Divan şiirindeki klişeleri (mazmunları) bir ölçüde yıkmış olan şairin Divan’ı vardır.
ŞEYH GALİP: Divan edebiyatının 18.yüzyılda yaşamış son büyük şairidir. Galatasaray Mevlevihanesinde şeyhlik yapmıştır. Nabi’nin “Hayrâbâd”ına nazire olarak ve Mevlânâ’nın mesnevisinden etkilenerek yazdığı “Hüsn-ü Aşk” adlı meşhur mesnevisinde, tasvvuf konusundaki düşüncelerini ortaya koyar. Bu eserinde allegorik (sembolik) bir anlatım kullanan şair hayal gücünden ve masal ögelerinden de yararlanmıştır.
EVLİYA ÇELEBİ: (17.yy) Edebiyatımızda gezi türünün ilk örneklerini veren yazar, usta bir gözlemcidir. Elli yıllık bir süre içinde gezdiği yerleri konuşma diline yakın bir dille anlatmıştır. Anlatımında abartılı olmakla birlikte, Divan nesrinin kalıplarını da kırmıştır. 10 ciltlik “Seyahatnâme” adlı eseri çok tanınmıştır.
NOT: Divan edebiyatının nesir yazarı olarak tanınan diğer önemli yazarları şunlardır:
SİNAN PAŞA: (15.yy) Tazarrunâme adlı süslü nesri ile tanınır.
MERCİMEK AHMET: (15.yy) Farsça’dan çevirdiği Kabusnâme adlı eseriyle tanınır.
NAİMÂ: (17.yy) Kendi adıyla anılan (“Naima Tarihi”) adlı tarih eserinin yazarıdır.
KATİP ÇELEBİ: (17.yy) Batılıların Hacı Kalfa dedikleri yazar ve düşünürdür. Arapça, Farsça, Fransızca, Latine bilen yazarın tarih, coğrafya, matematik konularında yazılmış eserleri vardır.
MEVLANA : XIII.yüzyılda yaşamıştır. Birkaç Türkçe beyit dışında, tüm şiirlerini Farsça ile yazan ünlü tasavvuf şairidir. Oğlu Sultan Veled de tasavvufi konuları işleyen bir şair olarak bilinir. Mesnevi, Divan-ı Kebir, Mektubat, tanınmış eserleridir.
ALİ ŞİR NEVÂİ: Çağatay lehçesinin en güzel örneklerini veren şair 15. yüzyılda yaşamıştır. Muhakemetü’l-Lugateyn adlı eserinde Türkçe’nin Farsça’dan daha üstün bir dil olduğunu savunmuştur. Hamsesi vardır. Anadolu dışında Türkçe şiir yazan ilk şairdir.
ŞEYHİ:15. yüzyılda yaşamıştır. “Harnâme” adlı eseri edebiyatımızda ilk fabl türü eser olarak bilinmektedir. Mesnevi alanında başarılı olmuştur.
SÜLEYMAN ÇELEBİ: 15. yüzyılda yaşamıştır. Hz. Muhammed için yazdığı Vesilet-ün-Necat (mevlit) adlı mesnevisiyle tanınmış bir şairdir. (İslam edebiyatında Hz. Muhammed’in hayatını anlatan eserlere SİYER denir).
FUZÛLİ: 16. yüzyılın en güçlü şairlerindendir. Arapça, Farsça, Türkçe divanı olan tek şairdir. Eserlerini Azeri lehçesiyle yazmıştır. Divan edebiyatının en lirik şairi olarak kabul edilmektedir. Ona göre yaşamın anlamı acı çekmekle özdeştir. Platonik bir aşk arayışı vardır. Din dışı konularda yazmakla birlikte tasavvuftan da etkilendiği bilinmektedir. Kendisine bağlanan maaşı almasında güçlük çıkaran memurları şikayet etmek için yazdığı “Şikayetnâme” adlı mektubu edebiyatımızdaki en ünlü yergilerden biridir.
Divanlarından başka bir naat olan “Su kasidesi", Leyla vü Mecnun mesnevisi, Peygamber ailesini anlattığı Hadikat-üs-Süeda’sı Şah İsmail ile II:Bayezid’i karşılaştırdığı Beng ü Bâde’si ve tıp bilgisini sergilediği Sıhhat ve Maraz’ı en tanınmış eserleridir.
BÂKİ: 16. yüzyıl şairlerindendir. Döneminde “şairler sultanı” olarak tanınmış ve saratın bütün olanaklarından yararlanmıştır. İyi bir medrese eğitimi gördüğü bilinmektedir.
Dünya nimetlerinin hepsinden yararlanma anlayışındadır. Kanuni’nin ölümü üzerine yazdığı mersiyesi çok tanınmıştır. Divanı vardır.
NÂBİ: 17. yüzyıl şairlerindendir. Divan edebiyatında didaktik şiirler yazmasıyla bir yenilik olarak kabul edilmektedir. Din, töreler ve sosyal yaşamla ilgili öğütler verir.
Nâbi’nin Divan’ından başka Hayriye, Hayrâbâd adlı iki didaktik eseri, gezi notlarını içine alan Tuhfet-ül Harameyn’i ve Münşeat adlı eserleri vardır.
NEFİ: 17. yüzyıl şairlerindendir. Edebiyatımızdaki en ünlü kaside şairi olarak bilinir. Övgülerindeki ve yergilerindeki aşırılıklarıyla ünlüdür. Yazdığı hicviyelerindeki aşırılık boğdurulmasına neden olmuştur. Hayal gücü çok zengin olan Nefi’nin somut benzetmelerden yararlanması da belirgin bir özelliğidir. Türkçe ve Farsça divanı olan Nefi’nin ayrıca hicviyelerini topladığı Siham-ı Kaza adlı bir eseri de vardır.
NEDİM: 18.yüzyıl şairlerinden olan Nedim, Lale Devri’nin şairi olarak bilinir. Eserlerinde aşk, içki, zevk ve sefayı işler. “Mahallileşme akımı”nın önderi olan şairin Halk edebiyatından da etkilendiği bilinmektedir. Şiirlerinde halkın ağzından alınma deyimler olduğu gibi, halkın konuşma diline de oldukça yaklaşmıştır. Samimi ve içten bir söyleyişi olan Nedim, şarkılarıyla tanınmıştır. Divan şiirindeki klişeleri (mazmunları) bir ölçüde yıkmış olan şairin Divan’ı vardır.
ŞEYH GALİP: Divan edebiyatının 18.yüzyılda yaşamış son büyük şairidir. Galatasaray Mevlevihanesinde şeyhlik yapmıştır. Nabi’nin “Hayrâbâd”ına nazire olarak ve Mevlânâ’nın mesnevisinden etkilenerek yazdığı “Hüsn-ü Aşk” adlı meşhur mesnevisinde, tasvvuf konusundaki düşüncelerini ortaya koyar. Bu eserinde allegorik (sembolik) bir anlatım kullanan şair hayal gücünden ve masal ögelerinden de yararlanmıştır.
EVLİYA ÇELEBİ: (17.yy) Edebiyatımızda gezi türünün ilk örneklerini veren yazar, usta bir gözlemcidir. Elli yıllık bir süre içinde gezdiği yerleri konuşma diline yakın bir dille anlatmıştır. Anlatımında abartılı olmakla birlikte, Divan nesrinin kalıplarını da kırmıştır. 10 ciltlik “Seyahatnâme” adlı eseri çok tanınmıştır.
NOT: Divan edebiyatının nesir yazarı olarak tanınan diğer önemli yazarları şunlardır:
SİNAN PAŞA: (15.yy) Tazarrunâme adlı süslü nesri ile tanınır.
MERCİMEK AHMET: (15.yy) Farsça’dan çevirdiği Kabusnâme adlı eseriyle tanınır.
NAİMÂ: (17.yy) Kendi adıyla anılan (“Naima Tarihi”) adlı tarih eserinin yazarıdır.
KATİP ÇELEBİ: (17.yy) Batılıların Hacı Kalfa dedikleri yazar ve düşünürdür. Arapça, Farsça, Fransızca, Latine bilen yazarın tarih, coğrafya, matematik konularında yazılmış eserleri vardır.
Etiketler:
Ali Şir Nevai,
Baki,
Evliya Çelebi,
Fuzuli,
Hoca Dehhani,
Katip Çelebi,
Mercimek Ahmet,
Mevlana,
Nabi,
Naima,
Nedim,
Nef'i,
Sinan Paşa,
Süleyman Çelebi,
Şeyh Galip,
Şeyhi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
