Kutadgu Bilig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kutadgu Bilig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2010 Salı

İslamiyet'in Kabülünden Sonraki Türk Edebiyatı

Talas savaşından sonra Türkler kabileler halinde Müslüman olmaya başlamıştır. Karahan Devletinin hükümdarı Satuk Buğra Han zamanında İslamiyet resmi din olarak kabul edilmiştir.(942) Bu tarihten sonra İslam’a dair eserler verilmeye başlanmıştır. Bu geçiş dönemine ait en önemli eserler şunlardır:
a)                  Divan-ı Lügati't- Türk.( Türk Dilinin Sözlüğü)     ( 1072–1074  )
ü    Kaşgarlı Mahmut yazmıştır.
ü    Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla yazılmıştır.
ü    1074 yılında bitirildiği düşünülüyor.
ü    Türkçenin ilk sözlüğüdür.
ü    Türklere ait gelenek göreneklerden tarihten folklordan bahsettiği için bir ansiklopedi özelliği taşımaktadır.
ü    Kitapta 7500 kelimenin Arapça karşılığı verilmiş olup ayrıca halk şiirleri, atasözleri, deyimler kullanılmıştır.
ü    Ebu’ l Kasım’ a sunulmuştur.
ü    Hakaniye Türkçesi ile yazılmıştır.




b)                 Kutatgu Bilig  (Mutluluk Veren Bilgi)  (1069- 1070 )
ü                      1069–1070 tarihlerinde Yusuf HAS Hacip tarafından yazılmıştır.
           Türk edebiyatının ilk siyasetnamesidir.
ü    Öğretici bir nitelik taşımaktadır.
ü    Tapgaç Buğra Han’a sunulmuştur.
ü    Devletin nasıl yönetilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
ü    Hakaniye (Doğu ) Türkçesi ile yazılmıştır.
ü    6645 beyitten müteşekkildir.
ü    Eserde öğütler; devlet, akıl saadet, adalet sembolleriyle verilmiştir.
ü  Hakaniye  Türkçesi ile yazılmıştır.

c)      Divan-ı Hikmet
ü  Hoca Ahmet Yesevi tarafından yazılmıştır.
ü  İlahi aşk kavramı ilk defa bu eserde kullanılmıştır.
ü  Yesevi tarikatının esasları ve dinin temel öğretileri anlatılmıştır.
ü  12. yy da yazılmıştır.
ü  Hece ölçüsüyle halk dili kullanılmıştır.
ü  Hakaniye Türkçesi ile yazılmıştır.

d)     Atabet’ül Hakayık  (Hakikatlerin Eşiği)

ü  Yüknekli Edip Ahmet tarafından yazılmıştır.
ü  12. yyda yazılmıştır.
ü  Eserde ahlakın önemi ve yolları üzerinde durulmuştur.
ü  Beyit ve dörtlükler bir arada kullanılmış. Dolayısıyla aruz ve hece vezni birlikte kullanılmıştır.

KİTAB-I DEDE KORKUT

ü  Destandan halk hikâyesine geçiş döneminin ürünüdür.
ü  12 hikâyeden oluşur.
ü  Olağanüstü olaylarla gerçeğe uygun olaylar eserde iç içedir.
ü  Türklerin eski yaşam tarzları ile ilgili ayrıntılar yanında İslam dini ile ilgili özelliklerde vardır.
ü  Eserde geçen ‘’Dede Korkut’’meçhul bir halk ozanıdır.
ü  Hikâyelerde oğuzların çevredeki boylar ile aralarındaki savaşlar ve kendi iç mücadeleleri yer alır.
ü  Hikâyelerin konuları; aşk, yiğitlik gösterisi, kahramanlık, boylar arasındaki savaştır.
ü  15. yy’da kaleme alınmıştır.
ü   Eserin yazarı belli değildir. “
ü  Nazım ile nesir iç içedir.
ü  Hakaniye lehçesi kullanılmıştır.

19 Nisan 2010 Pazartesi

Kutadgu Bilig (Kutlu Bilgi) / Yusuf Has Hacip

Kutadgu Bilig, iki Türkçe kelimeyle oluşturulmuş bir isim tamlamasıdır.Anlamı üzerinde iki görüş belirtilmektedir:"kutlandıran bilgi" -burada "kut" kelimesiyle "devlet"e dikkat çekilir. Diğer anlamı ise "mutluluk veren bilgi"dir,burada ise mutluluğun bu bilgilerden geçtiğine dikkat çekilir.Aslında ikisinin de aynı anlama çıktığını düşünüyorum: O zamanlar "kut" devlet yönetimi için temeldi,devlet adamı Tanrı'nın verdiği kut sayesinde devleti yönetebilme kudretine erişebiliyordu. Dolayısıyla bu bilgiler ona bu kudreti verecek,öğretecek ve "mutluluğa" eriştirecektir. Yani,"kut" devlet adamı için hem hükümranlık hem de mutluluk demektir. Esere gelecek olursak, Kutadgu Bilig, tahminen 1069 yılında Yusuf Has Hacip tarafından tamamlanarak, Karahanlı Devleti hakanı Tabgaç Buğra Kara Han'a sunulmuştur. Türk-İslam edebiyatının bilinen ilk Türk eseridir.Edebî bakımdan olduğu gibi dil bakımından da Hakaniye Türkçesi adı verilen lehçede yazılan ilk eserdir.Kitabın yazıldığı dil,konuşma dili değil,resmî yani yazı dilidir. Türk Edebiyatı'nda ilkler bakımından eserin yeri önemli yer tutar:
-Mesnevi türünden yazılmış ilk eser,
-İlk siyasetname örneği,
-Türk Edebiyatında İslamiyet'e Geçiş Dönemi sürecinde verilmiş olan ilk eser,
-Hakaniye Lehçesi ile yazılmış olarak bilinen ilk eser.
Eserde Türk kültürünün yanında İran kültürü etkisinde de kalınmış olduğu görülmektedir:Has Hacip'in eseri Firdevsî'nin Şehnâme'siyle aynı vezinde yazmış olması,bu görüşe kanıt olarak kimi kaynaklarda gösterilmektedir. Dil bakımından bakıldığında ise,eser iki farklı alfabe ile yazılmıştır: Uygur alfabesi ve Türklerin Araplardan etkilenmesi sonucu kullanmaya başladığı alfabe. Mesnevi şeklinde yazılmış olup,son bölümü kaside olarak kaleme alınmıştır.6299 beyit,173 dörtlük ile birlikte 13.290 dizeden oluşmaktadır.Dörtlükler, milli unsuru teşkil eder. Kitabın iki önsözü bulunmaktadır,eser ve yazar hakkında,yazılış amacı hakkında bilgi verir,şöhretini anlatır. Önsözler hem nesir hem de nazım olarak kaleme alınmıştır. Eserin içeriği hakkında... Saf dil kullanılmış olmakla birlikte kullanılan kelimeler dikkat çeker.İslam ve İran kültürü kokan eserde Arapça ve Farsça kelime sayısı yüzü bulur.Eserde İslamiyet'in etkisiyle kullanılmış olan kelimeler -helal, haram,sevap,günah,şükr, dua...- bulunmaktadır, fakat bir tane "Allah" kelimesinin geçmemesi de dikkat çekicidir.Bunun yerine Has Hacip,Türk geleneğinde kullanılan "Tanrı","Ugan","Bayat" kelimelerini kullanmayı tercih etmiştir."Peygamber" kelimesi yerine de yine Türk geleneğinden gelen "Yalavaç","Savcı" kelimeleri kullanılmıştır. Sonuç olarak,burdan çıkarılacak düşünce,büyük olasılıkla Has Hacip'in bu eserde Türk-İslam geleneklerinin sentezini yapmış olmasıdır.Eserdeki "Tengri Teala" (Tengri:Türkçe kökenli,Teala:İslam kökenlidir.) tamlaması bu fikri adetâ doğrulamaktadır. Neden "Dört"?... Kutadgu Bilig,söyleşi havasında,münazara niteliğinde yazılmıştır.Eser,"dört ana direk" üzerine kuruludur, dört ana kavram kişileştirilerek "dört kahraman" ortaya çıkartılmıştır.Dört karakter, sahnesiz bir tiyatrodaymış gibi,ikili konuşmalar yapmaktadır.
Karakterler:
Kün-Togdı (hükümdar): köni törü (Adalet)
Ay-Toldı (vezir): kut
Ögdülmiş (vezirin oğlu): ukuş (Akıl)
Odgurmış (vezirin kardeşi): âkıbet (hayatın sonu)
Bu dört kişi,eserde kendi aralarında konuşarak,kişi ve devlet hayatı ile sosyal hayatın düzeni için gerekli olan görgüleri,bilgileri ve "erdem"leri ortaya koyar ve bunların nasıl elde edileceğini söylerler. Amaç:ideal ve iyi bir toplum ve devlet hayatıdır.Okuyucu bu konuşmaları okuyarak ihtiyaç duyduğu ve onu "mutluluğa götürecek" olan bilgileri elde eder. Bu arada bir dipnot:Has Hacip'in "Ay Toldı" ve "Ögdülmiş" karakterlerinde kendini tasvir ettiği görüşü yaygındır. Eserde vurgulanan erdemler,bilgiler,sosyal hayat ve devlet hayatı,her ne kadar eser türlü kültürlerden etkilenmiş olsa da Türk kültürünün ve Türk yaşayışının sonucu olarak kaleme alınmıştır.İyiliğe yönelten sözler de tüm dinlerin eve felsefelerin sentezi olarak karşımıza çıkarılmıştır.
Eserin Önemi...
Eser,bulunduğu döneme dair pek çok ipucu verir,ayrıca istenen,ideal hayatın yaşanması için de ışık tutar.Her ne kadar Has Hacip bu eseri bir devlet adamına ithaf etmişse de,bir istek ya da emir üzerine yazılmış olduğunun bir kanıtı yoktur.Yaşadığı dönemde karşılaştığı devlet ve toplum düzeninin bozulması,bozulmaların nedeni ve tekrardan toparlanmanın anahtarları üzerine düşünülerek,"ideal"e ulaşmak için eleştiri olarak yazmış olması muhtemeldir.Eserin sonunda yer alan "Zamanın bozukluğunu ve dostların cefasını söyler." cümlesi bunu doğrular niteliktedir. Bu bakımdan Yusuf Has Hacip,ilk Türk eğitimcileri arasında da anılmaktadır. Geçmişle bağlantı kurularak ideal geleceğe ulaşma çabasının ve bilinen,pratikte yaşanan Türk geleneğinin "kitaplaştırılma" aşamasının sonucudur... Esere çeşitli milletler,çeşitli adlar vermişlerdir:
Çinliler....Edebü’l-Mülûk
İranlılar...Şehnâme
Turanlılar yani Türkler ....Kutadgu Bilig
Şair,eserin sonunda eserin yazılma sebebini açıklıyor ve dua ile bitiriyor. Eserin Diğer Nüshaları hakkında...
-Herat Nüshası:
Kutadgu Bilig’in ilk bilinen nüshasıdır. Arap harfleri ile yazılmış bir nüshadan Uygur harflerine çevrilmiştir. Hicri 4 Muharrem 843 tarihinde istinsah edilmiştir. Bu nüsha Fatih Sultan Mehmed Han devrinde, Uygur kâtiblerinden Abdürrezzak Bahşı için Fenârî oğlu Kadı Ali tarafından Tokat’tan İstanbul’a getirtilmiştir. Eserin bundan sonraki mâcerası karanlıktır.
-Fergana Nüshası:
Kutadgu Bilig’in en önemli nüshasıdır. Nüshayı bulan Fitret, Maarif ve Okutguçı mecmuasında hakkında umumî bir bilgi vermiştir. Nerede, ne zaman ve kim tarafından, kimin için istinsah edilmiş olduğu belli değildir.
-Mısır Nüshası:
Bu nüsha Kahire’de, Hidiv kütüphanesinin o zamanki müdürü Alman Moritz tarafından 1896 yılında bulunmuştur. Her üç nüshanın tıpkıbasımları Türk Dil Kurumu'nca yayımlanmıştır. Bu üç nüshanın karşılaştırılması ile meydana getirilen metin ve eserin günümüz Türkçesi'ne çevirisi, Reşit Rahmeti Arat tarafından hazırlanmıştır. Arat'ın hazırladığı karşılaştırmalı nüsha 88 bölümden oluşmaktadır. Baştaki 11 bölüm giriş, 74 bölüm asıl konu, son 3 bölüm de bitiriş bölümleridir. ...
Kutadgu Bilig'den...
Akıl senin için iyi ve yeminli bir dosttur.
Bilgi senin için çok merhametli bir kardeştir.
Anlayış ve bilgi çok iyi şeydir; eğer bulursan, onları kullan ve uçup göğe çık.
Bir insan bütün dünyaya tamamen sahip olsa bile, sonunda dünya kalır; onun kısmetine ancak iki top bez düşer.
Bu dünya renkli bir gölge gibidir, onun peşine düşersen kaçar; sen kaçarsan o seni kovalar..
Büyüklük taslayan, kibirli ve küstah adam, tatsız ve sevimsiz olur; kibirli insanın itibari günden güne azalır.
Dâima iyilik yap ki, kendin de iyilik bul.
Hangi işe girersen, önce sonunu düşün; sonu düşünülmeyen işler, insana zarar getirir.
Fenalık cahillikten doğar, hastalıklar kötülükler hep aynı noksanlıktan ileri gelir. Fakat tedavi ile hastalara şifa verilebilir; terbiye ile kötüler iyi edilebilir; okumak yoluyla da bilgisizlere bilgi verilmiş olur.
İnsan süsü, yüz; yüzün süsü, göz; aklın süsü, dil; dilin süsü, sözdür. İnsanı dil kıymetlendirir ve insan onunla saadet bulur. İnsanı dil kıymetten düşürür ve insanın dili yüzünden başı gider.
Kötülük değersiz bir şey olduğu için, onu yapan da değersizdir.

18 Nisan 2010 Pazar

İlk İslami Eserler

KUTADGU BİLİG: Eserin adı “mutluluk veren bilgi” anlamına gelir. Yazarı, Yusuf Has Hacip’tir. Karahanlılar zamanında (XI. yüzyıl-1070) yazılmış, ideal bir devlet yönetiminin nasıl olması gerektiği üzerinde durulmuştur. Esrin dilinde henüz Arapça ve Farsça etkisi yoktur. Birimi beyit, ölçüsü aruz, kalıbı fe u lün/fe u lün /fe ul’dür. Bilinen üç nüshası, bugün Fergana, Viyana ve Mısır’da bulunmaktadır.

DİVAN Ü LUGATİ'T TÜRK: Eserin adı, “Türk Dili’nin toplu(genel) Sözlüğü” anlamına gelir. Adından da anlaşılacağı gibi, eser bir sözlüktür; Araplara Türkçe’yi öğretmek amacıyla yazılmıştır. Bundan dolayı, Türkçe’nin Arapça karşısında savunulduğu bir eser olarak değerlendirilir. Eserde Türkçe sözcüklerin anlamları Arapça’yla açıklanmakta ve her maddeden sonra birtakım Türkçe metinler örnek olarak verilmektedir. Kaşgarlı Mahmut tarafından XI. yüzyılda yazılan eserin asıl önemi de, işte bu derleme Türkçe metinlerden ileri gelmektedir. Eserine bir de Türk illerinin haritasını koyan Kaşgarlı Mahmut, Türkçe sözcüklerin açıklamalarını yaparken dört yüze yakın dörtlükten oluşan şiirlerle atasözlerini (sav) örnek olarak verir. Divan-ı Lügat-it Türk, Türk dilinin ana eseri, Türk edebiyatının ve folklörünün bir hazinesi olarak kabul edilmektedir.
Edebiyatımızda aruz ölçüsünün ilk kullanıldığı eser olarak kabul edilmektedir. Eserde adaleti, aklı, saadeti ve devleti temsil eden dört kahramanın çevresinde gelişen olaylarla yazar, devlet idaresinin ve sosyal düzenin nasıl olması gerektiğini anlatır. Hakaniye Türkçesiyle yazılmış olan eserde 7500 civarında Türkçe sözcük Arapça olarak açıklanmıştır. Ayrıca Türk boylarının dilleri ve Türk illeri hakkında bilgi verir.


ATABETÜ’L-HAKAYIK: 12. yüzyılda Edip Ahmet tarafından aruz ölçüsü (Şehname) vezni) ve dörtlüklerle yazılmıştır. Eserin adı “Hakikatler Basamağı” anlamındadır. Hakaniye Türkçesiyle yazılmış olan eserde, bilginin fayydası, cehaletin zararları, cömertlik, cimrilik, iyi ve kötü huylar anlatılarak halka yararlı olmak amacı güdülmüştür. Dini-ahlaki bir eserdir. Edip Ahmet’in bu eseri yazarken Kutadgu Bilig’den etkilendiği bilinmektedir.

DİVAN-I HİKMET: 12. yüzylda Ahmet Yesevi tarafından dörtlüklerle ve hece ölçüsüyle yazılmış dini, tasavvufi ve öğretici bir eserdir. Dörtlüklerin her birine “hikmet” adı verilmiş ve bu hikmetler Orta Asya ve Anadolu’da yayılarak halkı derinden etkilemiştir. Yesevilik tarikatının da kurcusu olan Ahmet Yesevi daha sonra Anadolu’da kurulan pek çok tarikata kaynak olmuştur.

Orta Asya ve Türk boylarının bulunduğu bölgelerde yüzyıllarca sevilerek okunan “Bakırgan Kitabı”nın yazarı olan Süleyman Ata da, Ahmet Yesevi’nin haleflerinden biridir.Onun eseri de dini, tasavvufi ve öğretici şiirlerden oluşmaktadır.